Ana Sayfa » UZMAN GÖRÜŞÜ » ÇOCUKLARDA CİNSEL GELİŞİM VE CİNSEL EĞİTİM-Çocuklar Öğrendikleri Cinsel Bilgiyi Nasıl İşlerler?-Nasıl Bir Cinsel Eğitim Verilmeli?

ÇOCUKLARDA CİNSEL GELİŞİM VE CİNSEL EĞİTİM-Çocuklar Öğrendikleri Cinsel Bilgiyi Nasıl İşlerler?-Nasıl Bir Cinsel Eğitim Verilmeli?

Çocuklar Öğrendikleri Cinsel Bilgiyi Nasıl İşlerler?

Çocuklar öğrendikleri herşeyi oyunlarına dahil ederek yetişkinleri taklit eder öğrendiklernine kendi yorumlarınıda katar ve  uygularlar.  Öğrendikleri bilgi hakkında sohbet etmeyi severler ve oyunlarda bu bilgiyi arkadaşlarıyla paylaşmak isterler.

Doktorculuk

Çocuklar Doktorculuk oyununda temel oyuncak nesnesi olarak  kendi vücutlarını ve arkadaşlarının vücutlarını kullanırlar. Doktora gittiklerinde yaptıkları gözlemleri oyuna ekleyerek oyunu geliştirirler.

Çocuklar doktorculuk oyununu oynamak için özellikle dikkat çekmeyecek bir köşede gizlice oynamaya çalışıyorlarsa gözlemlenmelerinde fayda vardır.

Yetişkinlerin verecekleri tepkilere göre oyun gizli oynanan bir oyuna dönüşebilir. Aileler ya da öğretmenler oyunlarda duydukları ya da gözlemledikleri durumları “Nereden öğrendin sen bunu?” tepkisiyle çocuklara yönelttiklerinde yanlış bir şey yaptığı mesajı alan bir çocuk bu oyunlar ya da merak ettikleri konular hakkında soru sormaması gerektiği mesajını alabilir. Bazen doğru bilgiye ulaşamadan yanlış öğrenmelerle büyür.

Toplumumuzda son zamalarda karşımıza çıkan üzüntü verici olaylar, bu yanlış öğrenmelerin sonucu oluşmuştur. “Ayıp, günah” diyerek bastırılan ve çözümlenemeyen duygular, bir yetişkin olup başka çözümlenemeyen duygularla birleşerek kanımızı donduracak vakaların yaşanmasına sebep olmuştur.

Bu akıl almaz konular hakkında önlemler alma bilinçlendirme çalışmaları, cinsel eğitimin doğru zamanda ve doğru yaşta alınması gerektiği konusunda bizleri yeni uğraşlara sevk etti. İyi niyetlerle bu konu hakkında uzman olan olmayan herkes bir görüş bildirmeye çocuklara cinsel eğitim vermeye başladı.

Çocuklarda doğal olması gereken cinsel keşif süreci dayatmacı, akla sokucu eğitimler, “ben bu konuyu nasıl anlatacağım, anlatamam ki” diyen ailelerin çaresizliği ile çocuğa bu konuları anlatan  yabancı anlatıcıların oluşmasına neden oldu.

Son zamanlarda gelişim seminerlerine ve okul seminerlerine en önemli konu başlıkları olarak giriş yaptı. Ailelerin bilginin uzmanı tarafından alınması gerektiğine olan inaçları da  anlatıcı sayısının artmasına  neden oldu.

Bu şekilde, can havli ile belirlenen  seminer başlıkları,  eğitmek ve eğitilmek  kurgusunu hedefleyen  bir takım iyi niyet çalışmaları, ne yazık ki, sağlayacağı katkılardan çok vereceği zararlarla  beni daha çok endişelendiriyor. Bu endişelerimi dile getirmek üzere yazılan bu yazı, umarım  içten içe sizin de hissettiğiniz fakat henüz dile getiremediğiniz duyguları izah etmek konusunda sizlere yardımcı olur.

Cinselliği çok rahat konuşamayan bir toplum olarak bir anda çok fazla konuşuyor olmak ve hızlı uygulamaların sonuçlarını kısa sürede çocuklarımızda görme arzusu içinde olmak bende yine ne yazık ki, başka endişe ve korkuların zeminini oluşturduğunu düşündürüyor.

Çocuklarımızı korumak adına aldığımız önlemleri “eğitim şart” dayatması ile uygulamaya geçirmek bizi farklı endişe kapıları açmaktan başka bir sonuca ulaştırmıyor.

Çocuklar, mahrem, özel bölge, kötü dokunma-iyi dokunma gibi nasıl yorumlayacağını bilemediğimiz yeni kelimelerle tanıştırıldılar.

Çocuklara Verilen Mahremiyet Eğitiminin Olumsuz Sonuçları

Bir anda anaokullarında  çok yaygın hale gelen mahremiyet eğitimleri, okullarda büyük gruplar halinde ya da küçük gruplar halinde çocukların tanımadıkları kişiler tarafından verilmeye başladı.

Çocuklar için çok yabancı olan “mahrem bölgeler” söylemi,  bir anda vücudunun belli bölgelerine dikkat çekmeye ve o bölgeler konusunda hassasiyetlerin oluşmasına neden oldu.

Duydukları bilgileri, nasıl yorumladıklarını bilemediğimiz farklı özelliklerdeki farklı çocuklar öğrendiklerini özümsemek konusunda sorunlar yaşamaya başladılar.

Bu eğitimlerde kendilerine dokunulmasına izin vermemeleri konusunda bilgilendirilen çocuklar, bilgiyi yorumlamada sorunlar yaşayıp, yolda güvenliği için elini tutan dedesine endişe ile bakıp özel bölgelerime dokunamazsın diye bağırmaya, bunun sonucu olarak utanarak etraftaki insanlara “çocuk işte elinden tuttum sadece” diye açıklamaya yapmaya çalışan dedelerin yaşadığı yetişkin şoklarına neden olup, bu tarz hikayelerin artmasına sebep oldular.

Annesinin aile büyüklerine emanet ettiği çocuk, mahrem bölgelerini göstermemek çabasıyla bir ay boyunca altına kaçıracak ve neden yaptığı sorulduğunda kendisine öğretildiği gibi gizli bölgelerimi kimseyle paylaşmadım cevabı veren çocuklar, bu algının düzeltilmesi için daha farklı çalışmalara maruz kaldılar.

Nasıl Bir Cinsel Eğitim Verilmeli?

Cinsel eğitim, çocuğun bireysel gelişiminin seyrine göre  ve ihtiyacına göre aşamalı bir şekilde anlatılmalıdır.  Vücudu ateşten korumak gerektiğini çok küçükken doğal öğrenmeler sonucu nasıl öğretiyorsak, vücudunu nasıl kullanacağını ve koruyacağınıda bu şekilde öğretmeliyiz. Bu eğitimi özel bir öğretim olmaktan çıkartıp normal geişimin bir parçası yapabilirsek çok başarılı sağlıklı sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum.

Cinsel eğitim ilk aile tarafından çocuklara verilmelidir.  Bir öğretmen ya da birdanışmanın bu bilgilendirmeyi sizin yerinize yapmasını istiyorsanız, bilgi veren kişilerin, değer yargılarının, ahlak anlayışlarının, inanç düzeylerinin sizin görüşlerinizle uyuştuğundan emin olmanız gerekir.

Mahremiyet eğitimi denen olgunun, çocuğunuzu hiç tanımayan biri tarafından sunulması daduygusal bir mahremiyet ihlali değilmidir?

Yaşamın her alanında bireysel özelliklere uygun gelişimin  sağlanmasına olan inancımız, cinsel eğitim konusunda da geçerlidir. Diğer gelişim eğitimleri ile birlikte anıldığında normal gelişimin bir parçası olarak algılanacağını düşünüyorum. Çocuklar tarafından zaten çok doğal algılanan cinsel gelişimin, yetişkinler tarafından da doğal algılanmasını  umut ediyorum.

Yazar: DilhanAydin